‘FBI’da İslam karşıtı eğitim verildiği ortaya çıktı’ FBI’ın eğitim materyalerinde, kütüphanesinde ve iç internet ağ sisteminde, seminerlerinde İslam karşıtı söylem öne çıkıyor
Bir yandan Ortadoğu’da Arap Baharı süregiderken, öte yandan ABD’nin federal emniyet teşkilatı FBI’da İslamofobi’yi körükleyecek şekilde eğitim verildiği ortaya çıktı.
ZORUNLU ORYANTASYON MATERYALLERİNDE İSLAM KARŞITI TON
FBI’daki personelin almak zorunda olduğu zorunlu oryantasyon materyallerinde, onlara eğitim kapsamında verilen seminerlerde İslam karştı bir eğitimin verildiğine dair doneler ortaya çıktı. Ayrıca yararlandıkları merkez kütüphanelerinde de İslam karşıtı fikirleri ile tanınan yazarların kitaplarına yer verildiği, seminerlerde de İslam karşıtı kişilerin konuşmacı olarak katıldığı saptandı.
‘MÜSLÜMAN: RADİKAL + ŞİDDET’
Wired yazası Spencer Ackerman’a göre, Wired bünyesindeki Danger Room ortalama bir Müslümanın “radikal” ve “şiddet” ile özdeşleştirildiğine dair FBI’nın bazı sunumlarını ortaya çıkardıktan sonra, kurum aylar süren reddin ardından “bütün eğitim ve referans materyallarını geniş çaplı bir şekilde gözden geçireceği” sözü verdi.
Ackerman İslamı ‘Ölüm Yıldızı’ ile ve Muhammed’i de ” kült lider” olarak ilişkilendiren kışkırtıcı seminerlere ilaveten, Danger Room’un İslam karşıtı söylemin bütün FBI’da ne kadar yaygın olduğunu gösteren başka materyalleri de ele geçirdiğini söylüyor.
Makalesinde kullanılan materyaller, sunumlar ve FBI’ın iç ağ sisteminde İslam karşıtı ton ile ilgili çok sayıda ayrıntıya da yer veriliyor.
Makaleden;
‘İSLAM DEMOKRASİ İLE KESİNLİKLE BAĞDAŞMAZ’
Quntico’daki FBI kütüphanesi “İslam ile demokrasinin kesinlikle birbiriyle bağdaşmaz” olduğunu iddia eden yazarların kitapları ile dolu şu anda. Büro’nun kendi iç internet ağı(intranet) yakın zamanda “İslam’ın doğasında olan şiddeti” gösterme iddiasında olan sunumlara yer verdi, çeşitli kaynaklardan edinilen bilgilere göre.
‘SÜNNİ İSLAM DÜNYA’YA HAKİM OLMAYA ÇABALIYOR’
Bu yılın başlarında Büro’nun Washington saha ofisi İslam hukukunun Müslümanların gerçek anlamda sadık birer Amerikan olmasını engellediğini söyleyen bir konuğu ağırladı. Ve en son geçen hafta, FBI’ın Terörizm Ortak Görev Gücü için yapılan bir çevrimiçi oryantasyon amaçlı materyalde Sünni İslam’ın “dünya’ya hakim olmaya” çabaladığı iddiası yer alıyor, bir emniyet kaynağına göre.
FBI, Danger Room’un doğrudan kendisine yönelttiği bu tür sorular konusunda konuşmaktan kaçındı. Fakat açık olan şu ki, FBI’ın eğitim ve oryantasyonlarındaki İslam karşıtı düşünce büronun daha önce kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ve basına verdiği demeçlerde olduğu gibi marjinal bir sorun değil. Geçmişte kalmış da değil, hala sürüyor. Ve kökünü kazımak için ciddi bir çaba sarf edilmesi gerekli.
Bunun bir örneği FBI’ın Terörizm Ortak Görev Gücü’nün(TOGG) alınması mecburi olan oryantasyon materyalinde bulundu. Bu güç ulus genelinde FBI ile, istihbarat analistleri ile, devlet ve yerel polis ile işbirliği yapıyor. Programı bilen emniyetten bir kaynağa göre, yeni üyeler ve gecikmeli oryantasyon alanlar çevrimiçi eğitim programlarında Sünniliğin şu tanımını görüyorlar:
ZORUNLU SÜNNİLİK TANIMI
Sünni Müslümanlar çok sayıda ve çeşitli fundamentalist aşırı uç terörist organizasyonların ortaya çıkarılmasında çok üretkenler. Sünnilerin temel doktrini ve son sözü aynı kalmaya devam ediyor ve Kuran’da hiç bir hükümet ya da din Kuran’ın bozulmamışlığı ve Allah’ın yolunu açmadaki etkinliği ile karşılaştırılamaz sözünden haraketle dünyada Sünni İslam egemenliği için çaba sarf etmeyi sürdürüyorlar.
Bu paragraf oryantasyon materyalinin içinde var, adı da ‘Joint Terroism Task Force Orientation v2 course’. Bu materyal bütün TOGG üyelerine güvenli bir iç internet bağlantısı(intranet) aracılığı ile dağıtılıyor. FBI rakamlarına göre bu grubun içinde 4400 yetkili var ve hepsi de terrörizmi sonladırmakla görevli. Bu orantasyon bu güç içinde yer alan her kişi için zorunlu.
BÖYLE BİR PASAJIN EĞİTİM MATERYALİNDE OLMASI OLDUKÇA TUHAF
Danger Room’a bilgi veren kaynağa göre bu oryantasyon materyalinin içinde böyle bir pasaj bulunması tuhaf çünkü çoğu oryantasyon pratik, bir soruşturma esnasında ya da FBI standartlarında bir soruşturma esnasında uygun formların nasıl doldurulacağına dair gündelik bilgiler içerir.
Oryantasyon beş bölümden oluşuyor. Bunlardan biri de İslam, Müslüman ve Arap kültürü ile alakalı. her bir TOGG birimi personelinin denetçisi emrindeki bütün personelin çevrimiçi oryantal dersini tamamladığını sertifikalandırmak ve bu sertifaksyonu FBI’ın merkezindeki Terorism ile mücadele birimine yollamak zorunda.
FBI şu ana kadar TOGG oryantasyon materyalinin varlığını ne ret etti ne de doğruladı.
BÖYLE DAHA 20 PARAGRAF VAR
Bu materyaller ile ilgili alıntılar Danger Room’a durumdan kaygı duyan bir emniyet yetkilisi tarafından verildi, bu kişi bu materyalde İslam’a aynı şekilde yaklaşan 20 paragrafın daha olduğunu söylüyor.
FBI’ın İslam’a yönelik bu tür inanışlarını sürdürdüğüne dair bir diğer kanıt FBI elit eğitim akademisinin yer aldığı Virginia Quantico’da bulunuyor.
Quantico FBI’ın Amerika’nın en önemli emniyet teşkilatı olduğuna dair statüsüne yakışan bir kütüphaneye sahip. İçinde binlerce kitap var, ABD ceza kanununa ve adli referans materyaline dair büyük ciltli kitaplar var.
Kütüphane bütün FBI ajanlarına açık ayrıca ülkenin her tarafından istihbarat yetkilileri ve polise de açık, tek bir amaç için: olaylar için temel(background) materyalleri, istihbarat analizleri için rehber materyalleri ve emniyet güçlerine doğrudan yardımcı olacak diğer gereçleri sunmak için. Diğer bir deyişle, bu kamuya açık bir kütüphane değil.
FBI KÜTÜPHANESİNİN DİN BÖLÜMÜNDE İSLAM KARŞITI YAZARLARIN KİTAPLARI VAR
Bu kütüphanede din ile ilgi bir bölüm var. Belki anlaşılabilir şekilde İslam ağırlığı oluşturuyor. Bir emniyet yetkilisi Danger Room’a geçen Ağustos ayında derlenen kitapların fotograf kataloğunu sağladı. İçinde İslam üzerine yaklaşık 100 kitap var(kütüphanede 150 islam üzerine kitap var) .Bunların pek çoğu zararsız ya da kendisinden şüphe edilmeyecek yazarlara ait, London School of Economics’ten Fawas Gerges’e Michigan Üniversitesinden’ Juan Cole’den ve Norveç Savunma Araştırması kurumunda terorist uzmanı olan Thomas Hegghammer’e kadar.
Fakat kütüphanede ayrıca önemli ölçüde İslam’ı cinayet ve dünya egemenliği ile özdeşleştiren İslam karşıtı yazarların da kitapları var.
Örneğin başkan Obama’nın bir zamanlar Müslüman olduğunu doğruladığını iddia eden Daniel Pipes’ın “Militant Islam Reaches America”( Militan Islam Amerika’ya Varıyor) adlı kitabı var.
Bir başka kitap “Islamikaze:Manifestations of Islamic Martyrology” “normatif İslam’ı” “dehşetengiz zalimlik ve “gaddarlık” ile ilişkilendiriyor. Bu kişi Anthology Muhammad’s Monsters’ın yazarı daha önceden “İslam ve demokrasinin kesinlikle bağdaşmadığını ve karşılıklı birbirlerini etkilemedeğini” yazmıştı.
ABD’de İslam’a karşı olanların önde gelenlerinden biri olan Robert Spencer’ın “Onward Muslim Soldiers” adlı kitap da var kütüphanede. Spencer blogger Pamela Geller ile birlikte İslamlaşmayı Amerika’da durdurun denilen bir gruba liderlik ediyor.
BU YAZAR AYNI ZAMANDA SEMİNERE DE KONUŞMACI OLARAK KATILMIŞ
Ropert Spencer ayrıca TOGG’ye Temmuz 2010′da onun tanımlamasıyla “İslamcı Cihadçıların inanç sistemleri üzerine iki saatlik bir seminer” sunmuş. Aynı semineri ABD’nin “Avukat’ın Terörism ile Mücadele Danışma Meclisi”( Attorney’s Anti Terroism Advisory Council)’de vermiş.
Spencer Büro’dakilere İslam ile ilgili benzer seminerlerden birini veren kendi kendini kutsamış uzmanlardan sadece biri.
‘SADAKATLİ AMERİKALI MÜSLÜMAN YOK’
Ocak 11′de FBI’ın Washington D.C saha ofisi aşırı İslamcılar üzerine bir seminer verdi. Bu ofisten ve istihbarat analistlerinden yaklaşık 60 kişi iki sunumdan oluşan sabah oturumuna katıldı. Sunumları yapanlardan biri terorism uzmanı Sebastian Gorka idi, Demokrasinin Savunması Vakfı’nın bir üyesi diğeri de kendisini İslam hukuku uzmanı olarak tanımlayan, daha önce orduya( Joint Staff)danışmanlık yapmış olan Stephen Coughlin idi. Katılanların söylediğine göre Coughlin’ sunumunda: İslam dünyayı ele geçirmek için yola çıkıyor ve sadakatli Amerikalı Müslüman diye bir şey yok” dedi.
Couglin’in başka konferanslarda yaptığı bu tip açıklamaları hakkında Danger Room yorum istediğinde yorum yapmaktan kaçınmış.
(Makalede örnekler sıralanmaya devam ediyor, bu seferde kurumun intranet ağındaki İslam karşıtı eğilim vurgulanıyor)
FBI’IN KENDİ İNTERNET AĞINDAKİ İLGİNÇ DURUM
İntranet’e giren iki emniyet kaynağı bu ağın İslam hukuku sayfasını anlattılar. Ağın bir ‘Konu Uzmanı’ sayfası var. Genellikle bir ajan burada doğrudan sürmekte olan soruşturma ya da o zamanla alakalı istihbarat materyali için arama yapacaktır. Fakat İslam hukuk hakkındaki ‘konu uzmanında’ 19. yüzyıla kadar uzanan yüklenmiş dökümanlar bulunuyor, örneğin “Müslümanların Kişisel Kanunu” gibi.
Dökümanlardan biri 1915 yılından bir metin, başlığı “Muhammed ya da İsa: Dünyanın bütün yerlerine İslam’ın hızla yayılışı, din değiştirmek, yoğun baskı, kaleyi ele geçirme metodları, şeytana karşılık vermek için uygulanacak önerilen araçlar”.
Bir başka üniversite master tezi var; “Büyük şiddet ya da sözde barış? İslam’da şiddetin meşrulaştırılması”.
FBI’ın “İslam Hukuk”u konu uzmanında önceden var olan bir termometre bulunuyordu. Bir ülkedeki Müslüman nüfus ile onun “şiddet seviyesi” arasındaki korelasyonu veriyordu. Bir yerde Müslümanlar arttıkça, kindarlık üretimi artıyor, sonra “kronik terör atakları” geliyor, hatta ardından”devlet eliyle etnik temizlik” en son sırada ise “huzur” var bütün Müslüman ülkeler için.
FBI ÖZÜR DİLEDİ FAKAT EĞİTİM PROGRAMINI NASIL YENİLECEĞİNİ ANLATMADI
Ackerman şu an FBI’ın bunlar ortaya çıktıktan sonra hasarı onarmak için çaba sarf ettiğini söylüyor;
Müslüman sivil haklar grupların katılımında konferans vererk saldırganlık içeren eğitim materyallerinden dolayı özür dilediler dedikten sonra yine de FBI’ın bu eğitim programını yenilirken dışardan hangi uzmanlara ya da organizasyonlara danışacağına dair bilgi vermediğini vurguluyor.